‘Creative’ kategorisi için arşiv.
Google En Yakın Arkadaşımız Olmaya Çalışıyor (!)

Gizliliklerinin korunması hiç şüphesiz ki biz internet kullanıcılarının en büyük kaygılarından biri. Kişisel bilgilerimizin başkaları tarafından görünmesi ve alınıp satılması da aynı şekilde. Google ise, günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmuş durumda. Yaptığımız aramalar, YouTube’da izlediğimiz videolar gibi ‘özel’ diye nitelendirebileceğimiz her türlü bilginin gizliliğinin korunması kayıt yaparken kabul ettiğimiz gizlilik sözleşmesine bağlı. Kullanıcılarının da bildiği gibi, bu zamana kadar her servis için ayrı ayrı sözleşme sunuluyordu Google tarafından. Resmi blog’larında açıklanan bilgiye göre Google bunu değiştirmeye ve 60 kadar sözleşmeyi birleştirerek arama, takvim, e-posta, YouTube gibi hizmetlerin kullanımından önce tek bir sözleşme sunmaya karar verdi.
Bu, hem okumadan kabul ettiğimiz uzun sözleşmelerin yerini tek bir sözleşmenin alacağının hem de Google’ın hakkımızda daha çok bilgi toplayacağının işareti. Google hizmetlerinin hepsinde ayrı ayrı olarak değil tek bir kişi olarak değerlendirileceğiz bu sözleşmeye göre. Paylaştığımız bütün kişisel bilgilerimiz ortak bir havuzda toplanacak. YouTube’da izlemeyi sevdiğimiz video içeriklerine göre aramada karşımıza daha çok bize hitap eden sonuçlar çıkacak örneğin.
Peki gizlilik sözleşmesinin basitleştirilmesinin ötesinde ne var? Cevap basit aslında. Google’ın amacı öncelikle kişiye daha iyi hizmet sunmak ve bunu yaparken de önceki aramalardan ya da ilgi alanlarından ‘ilham almak’. Örneğin işi arabalarla ilgilenmek olan biri ya da Google’ın sunduğu herhangi bir hizmeti kullanırken ilgi alanlarından birinin araba olduğunu belirten biri ‘Jaguar’ şeklinde bir arama yaptığında hayvanların bulunduğu bir arama sayfası yerine arabaların bulunduğu bir sayfa karşısına çıkacak öncelikle. Tabii o kişiye sunulacak olan reklamlar da bu şekilde belirlenecek.
Konuyu daha da açmak gerekirse, pek spor yapmayı seven biri değilsiniz örneğin ve Google hizmetlerini kullanırken bu bilgiyi bir şekilde paylaştınız, işte Google bu bilgiyi hem saklama hem de kullanma hakkına sahip olacak bundan sonra. Bunun iyi mi yoksa kötü mü olduğu ise tartışılır. Bir kısmımız, ilgi alanlarının ve tercihlerinin Google tarafından toplanıp onlara daha ‘isabetli’ sonuçlar sunmasından memnun kalacakken bir kısmımız ise buna daha şüpheci yaklaşıp hizmetleri kullanırken kayıtlı olmamaya özen gösterebilir.
Konu ile ilgili daha detaylı bilgi almak için Google’ın resmi blog‘unu takip edebilirsiniz.
Öldükten Sonra da Çevrimiçi Kalın!

Facebook gibi sosyal ağların yaşamımızın bir parçası haline geldiği bu günlerde, insanların “Facebook olmadan yaşayamam, ölürüm!” dediklerine şahit olmuşsunuzdur muhakkak. Peki sizlere öldükten sonra da Facebook’ta yer alabileceğinizi söylersek tepkiniz ne olurdu? Evet, doğru duydunuz.
Konu yaşam ve ölüm olduğunda aklımıza hoş şeylerin gelmediği ve bu konu hakkında konuşmaktan pek de hoşlanmadığımız doğru fakat artık yaşamımızın vazgeçilmez parçası haline gelen sosyal medya araçlarının öldükten sonra da mesajımızı iletmesi fikri o kadar da yabancı gelmemeli bizlere. En azından Eran Alfonta için bu fikir oldukça çekici gelmiş ve fikrini “If i die” ile hayata geçirmiş. Bir Facebook uygulaması olan If i die’ı kullanarak öldükten sonra yayınlanması için video kaydedebilir ya da yazılı mesaj bırakabilirsiniz. Şu anda 150bin’den fazla kullanıcısı olan If i die’ı kullanmaya başlamak ve mesajınızı bırakmak için geç kalmayın!
Uygulamayı kullanmaya buradan başlayabilirsiniz.
Hare’kete geçen âşıklar romantizmin başkenti Paris’e gidiyor!

Hare durulmuş aşkları harekete geçiren, hareketli olanlara daha çok hareket kazandıran bir kampanyayla âşıklara hayallerini süsleyecek bir tatil fırsatı sunuyor. Romantizmin başkenti Paris, en beğenilen videonun sahibi olan çifti bekliyor.
Siz de yarışmaya katılmak ve sevgilinizle Paris’te, romantik bir tatil kazanmak için Hare’kete geçin ve 30 saniyelik bir video ile ona aşkınızı anlatın… Ya da sevgilinizi, size olan aşkını anlatması için Hare’kete geçirin.
Yarışma sonunda kazanan diğer çiftler “Hobimle Mutluyum” tatlı kursuna katılıp, birlikte aşklarına tat katacak bir tatlı yapmayı öğrenecekler. Hare’kete geçin; aşkınızı sevgilinize, yeteneğinizi herkese gösterin!
XWave Kendi Zihninizi Okumanızı Sağlıyor

Yaklaşık 100 dolar ücreti olan plastik kafa bandının kullanıcının alnına dayalı sensörleri ücretsiz iPhone Xwave aplikasyonu ile iletişime geçiyor ve beyin dalganlarını iPhone ekranında görünmesini sağlıyor.
Bir göreve odaklandığınızda ekrandaki grafikler değişiyor.
Beyin dalgası saptaması “NeuroSky dry” sensörleri tarafından destekleniyor. Bu sensörler beyin-bilgisayar arayüzü oluşturuyor ve en zayıf beyin dalgalarını bile algılarayak bunları dijital sinyallere dönüştürüyor ve iPhone ekranınıza yansıtıyor.
Kaynak: physorg.com
iCADE iPad’inizi Retro Oyun Makinesine Dönüştürüyor

2011 Consumer Electronics Show’da iPad için iCADE minyatür atari oyun konsolu tanıtıldı. Eski model joystick ve büyük düğmeleri olan bu atari kabini retro oyunları seven iPAd sahipleri için olmazsa olmaz bir aksesuar. Üst tarafından açılan kabin iPad’inizi dikey veya yatay olarak yerleştirme imkanı sunuyor. Bütün kontroller Bluetooth ile sağlanıyor.
iCADE bu yılın baharında 99 dolara satışa sunulacak.
Kaynak: intomobile.com
